13 Ocak 2009 Salı in ,

Adalet hala biryerlerde..




Zavallı ay ne zaman güneşi örtse el kadar gövdesiyle kefiylenirmiş...tutulmalarda...
Oysa güneş intikamını kolayca alırmış dolunaylarda...Kadim zamanlardan beri ondan ayın med cezirleri güneşten kaçma çabası içindeki...Toprak aldırmazmış güneşe ve aya tek derdi mavi gökyüzü...Gökyüzü hakir görmüş toprağı o gün bugündür çeker cezasını her yıldırımda...Vardır dünyanın adaleti doğaya bakılınca...
Peki ya insanlar arasında?Suretlerini bırak,günün 3 vakti gölgeleri bile kesişmeyen insanlar bir..Bir olmadığını bilmeden bir....Uzaklıklar kısaldıkça büyüyen uzaklıklar...Birbirlerine zaten uzaksalar uzaktırlar...Yakının sözlükten kalkması yakın..
Kötülük ve iyilik tek göbek bağıyla aynı anadan beslenirken kaçabilir mi biri diğerinden?Gri bir hayat bu yaşanılan siyah olması yakın..Tüm kötülüğün karanlığı ne hazindirki çöküyor yavaş yavaş masum akların üstüne...Kardeş kardeşe,evlat ana babaya yabancı...
Rapunzel saçını kesti,pamuk prensesi cüceler terk etti,kırmızı başlıklı kızı kurt yedi insanoğlunun inandığı tüm masallar acı bitti..Adalet yerini kaosa bıraktığı pandoranın kendini kutuya kapatıığı bu günlerde toprak şükreder anası demeterin adaletine ve eğmediği için başını gökyüzüne kibir veren zeus gibi bir deve... Tnarıların tanrısı kendi evini kendi eliyle yakmaya razı demeterin isteğiyle... Bu yıldırımlar olduğu sürece yeşerecek ağaçlar yine,adaletin hala biryerlerde olduğundan emin toprağın gövdesinde...




tekvin bab1:'' ..ve rab insanı kendi suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı.''
tekvin bab2:'' ..ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı ve rab adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı. ''