9 Ocak 2009 Cuma in ,

aşk ve gurur...


Eski fotoğraflara bakıyordum az önce ortaokul,lise,ilkokul ve yaşamımın geçmişini kapsayan tüm o katagorize edilemeyecek zamanlara ait....Aslında bu sefer yere yüz üstü uzanıp kafamı ve popomu yaklasık 35 ayaklarımı 90 derece havaya dikip sallamayacağıma söz vermiştim bu göz atma silsilesini başımdan savana dek ama gelin görünki alışkanlıklar reflektif olmaya başlayınca pavlovun köpeğinden farkınız kalmıyor...İşte maziyi anma seansımın sonuna dek öyle durdum..sonra elime romanımı alıp devam ettim okumaya aşk ve gurur diyerek..adının neden gurur ve önyargı olarak çevirilmediğine hala şaşıyorum sanırım piyasa işini bilmekte... aşk her zaman pazar malı oldu zaten...herneyse gelelim değinmek istediğim yere kitaba kitaptan alıntılara,üzerimdeki etkilerine ve çıkarımlara...J.Austenin kitaplarının biri yokturki başucu kitabım olmasın ama aşk ve gurur benim adeta yastık altı kitabımdır...Herhangi bir şiirin verebileceğinden çok daha fazlasını katar duygu noksanı yüreğime...Hepte nedense küllerimden doğuş anlarıma denk gelir onu okumalarım isteksizce başlanılan sona ermeyecekmiş gibi duran 450 sayfayı tek gecede bitirdiğim olmamış değildir mutsuzluğun derecesine bağlı olarak..Ardından gene kanatlanır uçarım yön bulma duygusundan tamamen yoksun olarak; yine geri dönemem hep başka yerlerde misafir olur cismen küçülür aslen büyürüm..

Austen bir roman yazmamıştır aslında yazdığı şey sanki yüzyılımızda yaşayanları imrendirmek için yapılmış bir hoşgörüsüzlük örneği...Vaktiyle yaşadıkları şeylerin ileride sarı roman sayfalarından ibaret olacağını bildiği için yazarak hem takdirime hemde lanetime layıktır..Aşkı genel hatlarıyla ele alan erkek kabalığından uzak her romanı gibi aslında bu romanıda...Arzulu ve inatçı bakışlara karşılık imalı gülümsemeler...Fakir kız zengin erkeğin bir araya gelebildiği fakat zengin erkeğin kendinden zerre ödün vermeyerek küstah konuşmaları kızın ise soyuna yakışmayacak derecede derin ve kibar oluşu...
Hangi erkek yazarın çizdiği portreler kardeşinin engellenen mutluluğunun günahını kendi aşklarında arayarak onlardan nefret etme konumuna gelebilir ki?Yada hangisi aşkı cinsellikten uzak tutarak sevişmeyi bırak birkez bile öpüşmediği biri için kendinin toplum önündeki konumunu tehlikeye atar ve amiyane bir tabirle tükürdüğünü yalar?yada görebilir misiniz tek bir tasvir gözlere itamen yapılan sanki yağlı boya tablosuymuşçasına...Ne bu nede diğerleri senelerdir okuduğum binlerce belki onbinlerce kitabı gözönünde tutarak bana azıcık itimadınız varsa bilinizki kadınlar yaşadığı şeyi yazar erkekler yaşamak istediklerini...O yüzdendir ki kalpleri ile değil hormonları ile yönetilen her erkeğin yazdığı kitapta buram buram cinsellik kokar..Ve yine o yüzdendir kadınların yazdıklarının ağlatması*..
Kitaptan yapılabilecek alıntılar buraya sığdırabileceğimden fazladır fakat elimden geldiğince üzerinden yorum yapılabilecek kısımları seçeceğim ki irdeleme adına herşeyi yaptığıma inancım tam olsun...
romanın yazıldığı dilde okunması gerektiğini savunduğum ve genelde öyle yapmaya çalıştığım için alıntılarıda ingilizce olarak vereceğim...chapter 58 den başlayalım..
you are too generous to trifle with me ..If your feelimngs are still what they were last April,tell me so at once.My affections and wishes are unchanged,but one word from you will silence me on this subject forever..
sen benimle oynamak için fazla cömertsin eger duyguların geçen nisanda olduğu gibiyse bir an önce söyle bana..şefkatim ve dileklerim değişmemiştir ama senden gelecek tek bir söz bu konuda susmama neden olacaktır..(umarım doğru çevirdim diyorum ve ne kadar çevirmeye çalışsamda anadilinin verdiği keyfi verebilir mi emin değilim)
şefkat değişmez mi yada hangi aşk kırılan bir kalbe rağmen sebat ederek şefkati koruyabilir söyleyebilir misiniz?Hem bunları ifade ediyor hemde tekrar reddedileceğinden korkuyor Bay Darcy susacağını belirttiği sırada aslında içinde halen ümidin olduğunuda gösteriyor bunları söylerken...
buda chapter 57 dan:
Elizabeth had never been more at a loss to make her feelings appear what they were not..it was necessary to laugh when she would rather have to cry...
Elizabeth olmadığı gibi görünmekte ilk defa başarısız oluyordu..Ağlaması gerekirken gülmesi bekleniyordu..(yani ben böyle yorumladım:D)


Uslüptaki akıcılığa bakıp şaşmamak eldemi tüm bu verilerden sonra belki kitaptakinin binde biri şuraya yazılanlar ama bunlar sırf bu sözlerin bile bir kitabın değerini 3-4 seviye atlatacağı kesindir....Bu kitabı okumadan okuyan sözde kitapseverlere ve hiç kitap okumayan günümüz cahillerine alınıp verilmesi hayır duası alınması gerekir...
Derken derken notebookumuda kendi pozisyonuma uydurduğumu gördüm şuanda yerde debeleniyoruz yazı yazma çabası içinde...Kalkınca her tarafımda bir uyuşma olacağı kesin mart ayında karınca yuvalarının bulunduğu bölgeye kamp kurmuşçasına...Ama yazdıklarımdan dolayı oluşacak memnuniyetim düzleşmiş bir boyun ve eğilmiş bir omurganın tüm etkilerini yok edecek gibi gözükyor...

*J.kRowlingin kitapları bile ağlamama yetiyor...