1 Mart 2009 Pazar in

Sıkıntı çıplaklık ve eski nehirler


Yazmış olmak için yazmamak adına epey bekledim yazmadım..Hani bazen olurya tüm sanal ve gerçek sosyal sorumluluklarınızı bir kenara atıp kafanızı dinleme isteği içine pig noktasını n yerle açısı 88 derece ile çarparsınız dikliğin etkisi hem sizi hemde okuyucularınızı çarpar…Bakarsınız bakarlar ne çok şey olmuştur,değişen düşünceler anlatılmak istenenler ile içten şaşırırsınız siz ve onlar size kendinize ne kadar değişmişsinizdir…İşte öyle bir dönemden çıktım..Ne kimse ile konuşmak nede bir şeyler yazmak istiyordum..Çırıl çıplak kendimi seyretme dönemimdi...Belimdeki gamzelere bakma,sırtımdaki çizgiye ve beden ölçülerimi baştan çıkartıp ruhumun rahat edeceği büyüklükte bir kabir yaratma işlemiydi...Anlatılamayacak kadar ağır ve çok günahlar işledim sevaplarımsa bunların etkisinde kayboldu…Oysa diğer bir sebepten bahsetmiyorum bile değil mi?Artık kendimi açıklamak istediğim kimselerin önemi üzerinde düşünür oldum bu bloğu açma sebebim üzerinde değersizliği ve gözümdeki hiçliği üzerine madem o bir hiçti ee yazmanın kendimi anlatmaya çalışmanın benim dünyamda ne gibi bir ehemmiyeti olabilirdi..Genel hissizlik yine derin bir çöküntü yüreğimde..Ne zaman birinden hoşlansam ya evli çıkar ya gay talihsizliğine yeni bir madde ekliyorum yada ‘odun’(kaba kaçtıysa affola)..Tüm bunlardan ötürü ne onu kendime nede kendimi elime engel kıldım aldığım bu karar sonucunda yazma ve ifade sebebim duygu yoğunluğum olmalıydı bir hiç değil…


Bomboş geçiyor günlerim nefes almaya vakit bulamazken…Yanan yola oturmuş yüreğim birde içtiği yetmezmiş gibi alkol kusuyor..Yanmaya nekadar hevesli ahmaklar var…Nefret ettiğim tek bağımlılığın adı olan sigaraya bile başlasammı tereddütüne düştüysem durumum kötüdür...

Buaralar yanma istekleri kontrol altına alınamasada eskiler karşıma çıkıp beni mutlu ediyor hani ayrılıp bir türlü kopamadıklarımız kosmic mateler…Ne yapmalıyım? Fikir zerresine bile muhtacım bu konuda..Ama pişmanlıklar,gönül sızıları adı batsın hepsinin ‘canları köprüye’hani şu sırat denilen..Eğerki sular kesilirde aynı nehirlere olanca çıplaklığımla tekrar girmek zorunda kalırsam neden zorunluluk değil yeni bir nehir aramaktan yorulmak olan yanan bedenimi serinletmek için olacaktır ha Tanrı istediği için…

Bugüne kadar yaşadığım pişmanlıkları tercih eden bensem vicdanen huzur bulmayayım yok eğer yazıldığı gibi O’ysa bahsedilen öğütlenen adaletle yaşatılan haksızlığa eğilen boyunlarınlarımızı bir daha görmesi biraz zor olacaktır…Gelgelelim vicanım temiz…





tekvin bab1:'' ..ve rab insanı kendi suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı.''
tekvin bab2:'' ..ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı ve rab adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı. ''

2 Comments So Far:

Manxcat dedi ki...

aynı nehirlere tekrar girmek pek işe yaramıyor neden o nehirlerden uzaklaştığını hatırlatmaktan başka. nedenler değişmediği sürece sonuçlar da değişmiyor. biliyorum yeni nehirler bulmak çok zor görünüyor bazen ama yine de eskilere göz atmak pek de iyi gelmiyor ruhun sancılarına. belki de aranılan şeyi değiştirip nehirlerden vazgeçmek gerekiyor. belkiboğulacaksan boğulmak okyanuslar aramak gerekiyor belki de sadece biraz soluklanıp serinlemek için gizli saklı bir göl kıyısı bulmak gerekiyor.

lillith dedi ki...

sanırım öyle ama yine aynı hataları yapmaktan vazgeçmiyor insan..